Peygamberimizin Şemaili Ahlâk ve Adâbı

gülPeygamberimizin Beden Yapısı

Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) uzuna yakın orta boylu, hoş ve güzel sayılacak ölçüde biraz irice başlı idi.
Bedeni nurani beyaz idi.
İki kaşının arası açıktı. Gözleri iri ve siyahtı.
Burnunun üst tarafı hafif yüksekçeydi.
Sakalı sık omuzları genişti.
Elleri ayakları kalındı
Saçları kumral ve düz ile kıvırcık arasındaydı.

Koku Kullanması ,Konuşması ,Gülmesi Uykusu, Mührü, Oturuşu

Peygamberimiz (s.a.v. ) ağır olmayan hafif kokular ikram edilince kabul ederdi.  Zaten onun teri bile etrafa gül kokusu yayardı.
 Peygamberimiz (s.a.v.) yavaş konuşurdu iyi anlaşılması gereken sözleri üçer defa tekrarlardı.
Hz Muhammed (s.a.v.) sesli gülmez, tebessüm ederdi ve inci gibi dişleri gözükürdü.
Peygamberimiz sağ tarafına yatardı ve şu duayı yapardı  “Ya Rabbi!beni kullarını tekrar dirilteceğin günde gazabından koru”.
Rasulullah’ın mührü yüzük şeklinde idi ve parmağında taşırdı. Yazdırdığı evrakları üç satırlık ‘Muhammed Rasûlullah’ yazılı bu mühürle mühürlerdi.
 Hz.muhammed (s.a.v.) iniş aşağı iniyor gibi dikkatli yürürdü. Ayaklarını sürtmezdi.
Diz üstü oturur bağdaş kurar bazen de uyluklarını karnına çekip ellerini dizinin üstünde bağlardı.
Giyeceği, Yiyeceği,Ev Döşemesi
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) temiz ve tertipli giyinirdi. Rengi bozuldu diye bir elbiseyi giymemezlik etmezdi. Renkli elbiseleri tercih etmezdi.
Gelen hediyeleri genellikle Suffe Talebelerine verirdi.
Tavuk eti, bazı kuş etleri, koyun eti, süt, bal, peynir gibi her türlü yiyecekten kararınca yerdi. Bazen uzun süre sadece arpa ekmeği ve hurma ile yetindiği de olurdu.
Karnını iyice doyurmaz bir yemeği beğenmemezlik etmezdi.Yemekten önce ellerini, yemekten sonra hem ellerini hem de ağzını yıkardı.
Peygamberimiz (s.a.v.) ‘in ev döşemesi de giyimi gibi sadelik,ihtiyacı giderme tertiplik esasına dayanıyordu
Tertipli Oluşu ve Estetiğe Verdiği Ehemmiyet

Hz.Muhammed (s.a.v.) düzenli yaşamayı severdi.Güzel ve tertipli görünmeye çok önem verirdi. Çünkü Cenabı Allah güzeldir ve güzelliği sever.
                     Toplumla Münasebetleri
Peygamberimiz (s.a.v) herkesle çok iyi anlaşırdı. Devamlı insanlarla bulunmayı severdi. Sevgi, adalet, şefkat, cömertlik, yardımlaşma onun toplumda hakim kılmayı istediği faziletlerdi.
Peygamberimiz (s.a.v.) yuva kuracak gençlere yardım ederdi.Onların eksiklerini tamamlar düğünlerini bile yapardı.
Misafirlere İlgisi

Misafirlerini mescidde ağırlar ve kalmaları için evlere gönderirdi. Onlara İslam’ı öğretecek bir öğretmen ayarlardı. Her türlü kabalıklarını hoş görü ile karşılardı.
 Adaleti
Gençliğinden beri herkes O’nu emin güvenilir bilirdi. Kimsenin haksızlığa uğramasına göz yummazdı.
Tevazuu
Peygamberimizin(s.a.v.) tevazuunu şu örnek çok iyi açıklar; bir gün Ashab-ı Kirâmdan biri huzuruna girer ve titrer. Hz Muhammed(s.a.v.) ona ‘Arkadaş titreme!Ben kral değilim. Kureyş’den kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum’ der.

Cömertliği

Peygamberimiz (s.a.v.)çok cömertti. Ondan dünya ile ilgili bir şey istendiğinde mutlaka verirdi. Yoksa vad ederdi.

                                  Şevkat ve Merhameti
Hz.muhammed (s.a.v.) ümmetinin azap görmesini bırakın zahmet çekmesinden bile üzüntü duyardı.
 Ümmetinin sıkıntısı O’nun da sıkıntısı, ümmetinin sevinci O’nun da sevinci olurdu.

                                          Vefakârlığı
Resuli Ekrem vefakar biriydi.
Sözünde durur, kendisine yardımı dokunanları unutmaz dostlarını sık sık arardı.
Cesareti

Haya ve edep sevgili Peygamberimizde taçlanmış çiçek çiçek açmıştır. ‘Haya imandandır’ diyerek utanmanın ilahi bir taç olduğunu bildirmiştir.
                                          Müsamahası
Peygamber efendimiz (s.a.v.) müsamahakâr bir büyük gönüle sahipti.
Onun adı cenabı Allah tarafından çok acıyan, çok şevkatli manasına gelen kelimelerle beraber yazıldı.
                                           Ağlayışı
Peygamberimizin göz pınarları merhamet ve şevkat yaşları ile doluydu. Üzücü olaylar Onu ağlatırdı. Ama hiçbir zaman feryat eder şeklinde ağlamamıştır. Ağlaması sabırsızlıktan,şikayetten
değil merhamettendi.

İbadeti Kur’an Okuması ve dinlemesi

Hz.Muhammed (s.a.v.)namaz için ‘gözümün nuru’ derdi. Farz namazlarını camii de, teheccüd ve nafile namazlarını evinde kılardı.
Ramazan ay dışında Recep ve şaban ayında nafile orucu tutardı.
Kur’an-ı Kerim’i başkalarından dinlemeyi çok severdi. Onu dinleyenler kendilerinden geçerdi.

Çocuk Sevgisi ve Çocuklara Şefkati
Hz.Peygamberimiz (s.a.v.) çocukları hakkıyla sevmeyi, onlarla ilgilenmeyi, onları çeşitli tehlikeler karşısında korumayı cehennemden kurtuluşu vesile saymıştır

Anne Sevgisi

Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammed(s.a.v.) de anne sevgisi çok kuvvetli idi. Peygamberimiz ‘Allah’ın rızası anne babanın rızasında, gazabı da anne babanı gazabındadır’ diyerek anne ve baba sevgisinin önemini belirtmiştir.
Şakası
Peygamberimiz (s.a.v.)kimsenin kalbini kırmayacak, ağır olmayan ve dinimize zarar vermeyecek türeden olan şakaları makul görürdü. Kendiside yakınlarıyla şakalaşırdı.
Şairlere İlgisi

Peygamberimiz (s.a.v.) şairleri ve şiiri severdi. Hatta Mescidi Nebi’de şair Hassan için yüksekçe bir yer yaptırmış, oradan Resul-i Ekrem’in Na’tını okurdu.
Dinimize karşı olan şiirleri şiddetle reddederdi.

İnsanların Kalbini Kazanması

Hz.Muhammed (s.a.v.)insanların kalbini kazanmaya çok önem verirdi. Onun için Müslüman, gayr-i Müslim herkes değerliydi.
Bir insanı İslam’a kazandırmayı dünya ve içindeki her şeyden daha kıymetli sayardı. 
İç Barışa Önem Vermesi

Sevgili peygamberimiz (s.a.v.)iç barışa çok önem vermiş ,anlaşılmazlıkları anında bastırmış,kavgaları önlemiştir.
Resul-i Ekrem ‘insanların aralarını bulmak için aslı olmadığı halde bir hayrı söyleyenin yalancı sayılmayacağını bildirmiştir.
Ticari Hayata Önem Vermesi

Eski bir tacir olan Hz.Muhammed (s.a.v.)ticari hayata çok önem verirdi.
Hicretten önce Medine de sadece Yahudilerin pazarları vardı. Hicretten sonra Peygamberimiz (s.a.v.) bir İslam Çarşı Pazarı kurdurmuştur. Bu pazarı da kendisi sık sık denetlemiştir.
Ashab-ı Kiram Peygamberimizi Anlatıyor

Zeyd Bin Sâbit Peygamber (s.a.v.) için “O’nun bütün durumlarından soruyorsanız, o bir denizdir ki kıyısı yoktur”demiştir.

Amr Bin As anlatıyor “Peygamberimiz aralarında ülfet veya kınlık doğmasında İslam’a girsinler diye şerli kişilere bile güler yüz gösterirdi” .

Hz.Ayşe validemiz Peygamberimizin ahlakını soran bir Müslüman’a “O’nun ahlakı Kur’an idi” diyerek cevap vermiştir. 
Hz.Peygamberimizin 24  Saati

Peygamberimiz (s.a.v.)bir gününü üçe bölerdi. Günün bir kısmını günlük işlerine, bir kısmını dinlenmeye bir kısmını da ibadete ayırırdı.

Dinlenmeyi de ikiye bölerdi. Dinlenme zamanın bir bölümünde dostlarıyla görüşür, bilgi alışverişinde bulunurdu.

Ashabına “Benden öğrendiklerinizi burada olmayanlara da öğretin” diyerek tembih ederdi

Hz.Peygamber (s.a.v.) de Adâb-ı Muaşrat

Edep “iyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik” demektir.
 Adâb bunun çoğuludur.
Muaşerat ise “birlikte yaşayan kişilerin iyi geçinmesi” demektir.
Adâb-ı Muaşerat “topluluk halinde yaşayan insanların iyi ilişkilerini sağlayan bilgiler” demektir. Bunlara halk arasında görgü kuralları da denir.
Adâb-ı Muaşeratın uygulama sahası insan hayatıdır.
Hz.Muhammed (s.a.v.)yakınlarıyla çok ilgilenirdi. Herkese yardımcı olmaya çalışırdı.
Peygamberimiz (s.a.v.) “Müslüman elinden ve dilinden Müslüman’ın zarar görmediği kişidir” buyurur.
Hz.Peygamber (s.a.v.)insanlara cömertliği önerirdi. Büyüklere saygı ,küçüklere şefkat gösterilmesini isterdi
Peygamber (s.a.v.) adaletli idi.
 Adam kayırmayı yasaklıyordu.
Çirkin sözler söylemezdi.
Kalabalık yerlerde gürültü yapamazdı.
Her derdi olan O’nun yanına rahatlıkla gidip derdini anlatabilirdi.
Hasta ziyaretlerine özen gösterirdi.
Cenazelere katılırdı
Hz.peygamber(s.a.v.) ilme çok önem verirdi. En önemli işi öğretmekti. Talebelere çok önem verirdi.
Hz.peygamber(s.a.v.) çok mütevazı idi. Vefakar bir insandı.
Sözünde durur hiç caymazdı. Antlaşmalarına sonuna kadar bağlı kalırdı.
O insanların iyi niyetli, gayretli, çalışkan, şefkatli, yardımsever, temiz, tertipli, dürüst, mütevazı, vefakar olmalarını istiyor.

İnsanların dağınık , pis, kötü niyetli, tembel, acımasız, yalancı ve gururlu olmaktan sakındırıyordu.

İnsanların birbirini sevip saymalarını ,birbirlerine destek olmalarını, sorumluluk duygusuna ve üstün vazife şuuruna sahip bulunmalarını arzu ediyordu.

Örnek Alalım Örnek Olalım

Hz.Muhammed (s.a.v.) Efendimiz gerek beden yapısı ,gerekse ahlak, âdâb ve davranış bakımından mükemmel bir insandı.Cenab-ı Allah O’nu örnek alınması ve uygulanması gereken en güzel misal kılmıştır.
Bu bütün insanlık için büyük bir rahmettir. Peygamberimizin ve Ashabının nasıl yaşadığını bilmemiz ve buna uymaya çalışmamız bizim için çok büyük bir rahmet olur.
Bize düşen görev Peygamber Efendimizi (s.a.v.)Ashabını bu güne kadar bunları örnek alarak kemale ermiş büyük insanları tanımak , Onların değerli yaşantılarını öğrenmek ve Onlardan aldığı manevi ışıkla yolumuzu aydınlat

Biz örnek bir Müslüman olmazsak, bizden sonrakilere iyi bir örnek olama vazifemizi yerine getirememiş oluruz.
         Biz nasıl Asr-ı saadet neslini ve onların peşinden gidenleri örnek alıyorsak bizden sonrakilerde geriye dönüp baktıklarında kendilerine rahatlık verecek manevi ışıkları hazırlamalıyız

Tags: , , , , , , , , ,

Leave a Reply


website counterwho is onlinepage counter Web Stats