Çağdaş Deliller

Yazan: aliayvaz 11 Şubat 2008  
Kategori: Din Kültürü, Hikayeler

yaslıEvlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin?
 - Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim
Abdullah hoca başlar beklemeye. Böylelikle bulunduğu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline. Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet- denilen yer burasıdır. Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur. Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan çıkamıyorlarsa, ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin de buradan çıkamadıklarım düşünür.
Bir “fesuphanallah” daha çeker ve:

- Âhir zaman fitneleri işte canım, der kendi kendine… Hoca efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı hemen bir çay söyleyince, kendisine ikram edilmesinden memnun olur Abdullah amca. En azından bu da bir hürmet ifadesidir. “Aferin” derken içinden, hayıflanır istemeden:

- Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar. Boşa hayıflanmanın, vah vah demenin, ne kendisine ne de acıdığı gençlere bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir:
 - Delikanlı sana bir şey soracağım ama bilmem ne düşünürsün?
- Buyurun amcacığım, ne soracaktınız?
- Sen Allah&#8217bilir misin? Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği jöleli saçları, her baktığında bir “fesuphanallah” daha çektiği sakal şekliyle bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır. Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak:
 - Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bilmez amca? Hayretle sormaktan alamaz kendisini:
- Biliyor musun? Peki neyle biliyorsun Allah’ı, bana bir anlatır mısın? Delikanlı eliyle cafedeki bilgisayarları göstererek cevap verir:
- Bu bilgisayar ile biliyorum amcacığım. - Bunlarla mı? Delikanlı pek anlayamadım.
- Bu bilgisayarları n varlığı benim nazarımda Allah&#8217n varlığının en açık delillerinden biridir. Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler amca, böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknoloji ile var olabilir. Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını, mutlaka birisi tarafından yapılmış olduğunu söyler sana. Meselâ Darwin denilen mendebur kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki: “Bu âlet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.” Darwin bile “çüşş lan deve” der. Abdullah Hoca delikanlının anlattıklarından hoşlanmıştır. Keyiflenir: - Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam, onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince kıvırıveriyor değil mi evlâdım?
- Bak amca, burada 20 tane bilgisayar var, bunlar bir sistemle birbirine bağlanmış, hepsi bir program tarafından idare